Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey..  (Okunma Sayısı 118 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Co Admin
*
Üye Grubu : Pro.
Yaş : 21
Cinsiyet : Bay
Nerden : kalpten
Kayıt Tarihi : 03 Nisan 2007, 13:13:38
Mesaj Sayısı : 1353
Konu Sayısı : 488
Üye No : 23
Rep Gücü : Rep: 693
Kişisel Mesaj : MaVi SeVDaM
Offline Offline

WWW
« : 03 Şubat 2008, 11:38:39 »

Ağ Yüklemesi için Daha Fazla Planlama

Microsoft Windows NT Server sürüm 4 tarafından kullanılan veri yapıları, güvenlik açısından oldukça değerlidir, fakat aynı zamanda sistem bir kez yüklendikten sonra üzerinde bazı değişiklikler yapılmasını engelleyebilirler. Bu yüzden, sistemin ilk seferinde doğru yüklenebilmesi için dikkatli plan yapılması gerekir.


Bir Dosya Sistemi Seçmek

Windows NT ağını yüklediğinizde FAT (file al******** table) ve NTFS (NT file system) olmak üzere iki ağ dosya sistemi seçeneğiniz vardır. Ağı FAT veya NTFS olarak önceden biçimlendirilmiş bir bölmeye yükleyebilirsiniz. Ayrıca sistemi yüklerkende bir bölmeyi FAT veya NTFS olarak biçimlendirebilirsiniz. Veya yükleme sırasında hiçbir veri kaybı olmadan, bir FAT bölmesini bir NTFS bölmesi olarak değiştirebilirsiniz.

NTFS'den daha düşük bir ek yükü olmasına rağmen FAT, sunucu için uygun bir seçim değildir. NTFS'in yerleşik güvenlik ve kurtulabilirlik özelliklerinden yoksundur. NTFS'in birçok özelliği onu Windows NT için yeğlenen dosya sistemi yapmaktadır:

· Korumalar ya dizinlere ya da kişisel dosyalara atanmaktadır. Dosyalar taşındıklarında bile izinlerini koruyabilirler.
· Hiç kimse bir disketten önyükleme yaparak NTFS sistemine yetkilendirilmemiş erişim kazanamaz.
· Çökme durumunda sistem kurtarılabilir; çünkü hareketler yürütülmeden önce bu hareketlerin günlük tutma işlemleri tamamlanmıştır. Disk onarım yardımcıları gerekli değildir.
· NTFS kendi disk alanlarını sürekli olarak gözler; eğer bir hasar bulursa, kötü alanı hizmet dışına çıkarır ve bu alandaki veriyi başka bir alana taşır. Bu sıcak düzenleme (hot fix) olarak adlandırılır ve çalışan herhangi bir uygulamada gözle görülmez.

RISC işlemcili makineler üzerinde bir FAT bölmesine ihtiyacınız olacak, ancak önyükleme amaçları için çok küçük bir tane de (min. 5 MB) yetecektir. Sabit diskin geri kalan kısmı NTFS olarak biçimlendirilmelidir.

Eğer güvenliğin değil de kullanışlığının önem taşıdığı bir ortamda iseniz, en azından bir küçük FAT bölmesini, Intel tabanlı sunucular üzerinde bile, kullanmayı düşünebilirsiniz. Çok güvenli ve sağlam bir yapılandırma olmadığı kesindir. Ancak sabit sürücünüzde küçük bir FAT bölmeniz varsa, EISA yapılandırma yardımcılarını çalıştırmak gibi sistem yönetiminin küçük işleriyle uğraşmak daha kolaydır. Tüm donanım yardımcılarını ona yükleyebilir ve sisteminiz çöktüğünde veya büyük sorunlar olduğunda bile bir disketten önyükleme yaparak yardımcılara gidebilirsiniz. Sabit diskin kendisi çöktüğünde bu kuşkusuz işe yaramayacaktır; dolayısıyla bu durumda güvenli, ancak erişebilir bir yerde disket sürümlerinizi tutmanız gerekecektir. Ancak küçük bir FAT bölmesine sahip olmak, bir çok durumda olayı kolaylaştırmaktadır.

Ancak güvenliğin ciddi önem taşıdığı bir ortamda FAT bölmesi kullanmayın. Bu durumda, tüm depolama sisteminizin NTFS için yapılandırılması iyi olur.

Yalnızca Windows NT ile çalışan bilgisayarların NTFS'i doğrudan kullanbilmelerine rağmen, ağ kullanıcıları hiçbir zorluk çekmeden NTFS bölmelerindeki dosyalara erişebilirler, MS,OS, OS/2, UNIX veya Microsoft Windows'un çeşitlemelerinden biriyle çalışıyor olsalar bile.


Disk Bölmelerini Planlamak

Sunucunuzu kurduğunğzda, sunucunun kullanılabilir disk alanlarının bölümlemesine de karar vermeniz gerekecektir. Tek, büyük bölmeler ile çoklu, küçük bölmeler arasında dengelemeler yapılır.

Kavramsal olarak büyük, tek bölmelerle uğraşmak her zaman daha kolaydır, ancak büyük bölmeler kullanmak, sistem yapılandırılması için her zaman elverişli yol olmayabilir. Dikkate alınması gereken bir konu, sistemin genel kararlılığıdır. Eğer sisteminizin genel yapılandırılmasının, oldukça sabit bir uygulamalaru grubu ve istikrarlı bir kullanıcı nüfusuyla kararlı olması beklentiniz varsa, bu gereksinimlere karşılık verecek büyük bölmeler kullanmayı yeğleyebilirsiniz.

Eğer sunucunuz temelde bir veritabanı sunucusu işlevini görecekse, karar alma yönünde çok fazla şey yapmanız gerekmez. Veritabanınızın çekirdek program dosyalarını, mantıksal büyüme için yer ayırarak, tek bir bölme üzerine koymanız iyi olacaktır. Ancak hızı maksimumda tutmak için herşeyi bu bölme dışında tutmanız gerekeceğinden, bölmeyi buna uygun olarak boyutlandırın. Veri dosyalarının kendi başlarına nasıl düzenledikleri büyük ölçüde veritabanınıza bağlıdır, fakat dosyalar ya çoklu bölmeler ve çoklu sürücüler boyunca dağılacaklar ya da tümüyle veritabanı uygulamasının denetimi altında olan özel bir ham bölme üzerine depo edileceklerdir. Her durumda, veritabanının büyümesi için çok fazla alana gerek olduğunu fark edeceksiniz. Bir veritabanı sunucusu aynı zamanda, şeritleme (striping) veya diziler (array) kullanarak veritabanınızı çoklu sabit sürücüler boyunca yaymanıza izin veren bir RAID donanım veya yazılım çözümünün kullanılması için belirgin bir yerdir. Bu, sadece sınırsız bir büyümeye izin vermekle kalmaz, sabit disk boşluğunuzu ölçülü bir şekilde genişletebilme avantajını da sağlar; çünkü daha fazla dosya alanı gerektiğinde, bir ek sürücüyü basitçe dizinize ekleyebilirsiniz.
Diğer taraftan eğer işinizin doğası oldukça sık sistem değişiklikleri gerekiyorsa, daha küçük sabit disk bölmeleri kullanmayı daha anlamlı bulabilirsiniz; böylece özel bir proje için kolayca bir bölme yaratabilirsiniz. Proje tamamlandığında, gereken şey sadece veriyi arşivlemektir; bölme temizlenecek ve bir sonraki projeye hazır hale gelecektir.

NTFS'in bir büyük getirisi de, FAT kullanımındaki gibi büyük miktarlardaki alanlar harcamaksızın büyük ve tek bölmelere sahip olabilmenizdir. Sistem bölmesi yeterince büyük ve kararlı olacak ve birdenbire onu büyütmek derdine düşülmeyecektir. Tipik bir yükleme için, bugünlerde sabit sürücü alanının ucuz olduğunu varsayarsak,  bir sunucuya yaklaşık 500 MB yeter. Kuşkusuz kullanıcı ve uygulama bölmelerinin boyutu tümüyle sizin özel ortamınıza bağlı olacaktır. Ancak, onlara büyüme için fazla yer bırakmanız gerekmeyecektir, çünkü yeni kullanıcı ya da uygulama eklemeniz gerektiğinde, eski bölmelere dokunmadan basitçe bir başka sürücü ya da bölme eklenmelidir.

Disk bölmelerini planlarken dikkate almanız gereken bir şey de, eğer varsa, ne tür bir RAID ya da başka bir sürücü erişim yöntemi kullanacağınızdır. Eğer seçimşansınız varsa, bir özel RAID denetcisini veya bir RAID donanım çözümünü kullanmak gerekir. Yeterli bir RAID donanım çözümünü Windows NT Disk Administrator içinde yerleşik olarak bulabilirsiniz.

Bir disk dizisi veya ikizi oluşturmak için Disk Administrator'ın yerleşik araçlarını kullanmak kesinlikle avantajlıdır. Kuşkusuz, en önemlisi maliyettir, çünkü maliyet kayıp disk alanı ile sınırlıdır. Ancak, taşınabilirlik ve uyumluluk konusunda da üstünlükleri vardır. Disk Administrator, işletim sisteminin tümleşik bir bölümüdür; bu yüzden, Intel tabanlı veya RISC tabanlı bir sürücü için aynı biçimde kolayca yapılandırabilirsiniz. Bu bazı bilgisayarların gereksinimlerine bağlı olarak farklı işlemciler kullanıldığı çeşitlenmiş ağ boyunca, benzer bir yapılanmayı korumanıza izin verir. Ayrıca çözümü güç uyumluluk sorunları için endişe etmeniz gerekmez, çünkü Disk Administrator işletim sisteminin içinde tasarımlanmıştır.

Öte yandan, Disk Administrator kullanımında bazı kısıtlamalar vardır. Yalnızca üç temel RAID türünü destekler; İkizleme (RAID 1), şeritleme (RAID 0) ve eşlikli şeritleme (stripting with parity) (RAID 5). Bunlar en iyi bilinen ve en yaygın RAID türleri olsalar da, RAID seçenekleriniz neredeyse yalnız bunlarla sınırlrıdır ve sizin gereksinimlerinizi karşılamayabilir. Disk dizilerinizin kullanımını farklı bir donanım altsistemine taşımanın, hem hız hem de kararlılık açısından belirgin üstünlükleri olabilir. Öncelikle, RAID donanım çözümlerinin çoğu, sunucuyu tümüyle kapatmaksızın başarısız sabit sürücüleri kaldırmanıza (sıcak takas) izin verir; bu dabir üretim ortamında kesinlikle bir avantajdır.


Ağ İletişim Kurallarını Seçmek

Windows NT Server geniş ölçüde iletişim kurallarında bağımsızdır. Standart iletişim kurallarından herhangi birini kullanarak işini görebilir ve tüm ana iletişim kurallarıyla boy ölçüşebilir.

· IPX/SPX : Novell NetWare ağlarının iletişim kuralı ve Windoe NT Server için varsayılan iletişim kuralı.
· TCP/IP : Internet'in iletişim kuralı ve geniş alanlı ağlar için yeğlenen iletişim kuralı.
· NetBEUI : Microsoft Lan Manager ağları ve Microsoft for Workgroups ağları tarafından kullanılan iletişim kuralı.
· AppleTalk : Macintosh bilgisayarlarının kullandığı iletişim kuralı.
· SNA DLC : Anasistem erişimi için iletişim kuralı.

Çok azımız bu iletişim kurallarının tümünü aynı anda desteklemeyi isteriz ve aslında buna gerek yoktur. Temel seçim iki tanedir: IPX/SPX veya TCP/IP.

IPX/SPX, NetWare ağlarında yıllardır başarıyla kullanılan hızlı ve esnek bir ağ iletişim kuralıdır; kurulumu ve yapılandırılması kolaydır. Bir yerel ağ için varsayılan iletişim kuralıdır ve bu düzeyin ötesinde bir bağlantı planlamıyorsanız, iyi bir seçimdir. Aynı zamanda NetWare sunucularla karışık bir ortama gireceğinizde de yeğlenen bir iletişim kuralıdır.

TCP/IP de hızlı ve esnek bir ağ iletişim kuralıdır. Esasen Internet için yaratılan TCP/IP, karşılaşabileceğiniz her türlü donanım veya işletim sistemi üzerinde çalışan ve yaygın kabul gören bir iletişim kuralıdır. Eğer geniş alanlı bir ağa ya da Internet'e bağlantı yapacaksanız, ağınız için yeğleyeceğiniz iletişim kuralı da TCP/IP olacaktır. TCP/IP, yapılandırılması ve sürdürülmesi zor bir iletişim kuralı olarak ün yapmıştır; ancak Windows NT Server'daki araçlarla TCP/IP'nin yapılandırılması ve sürdürülmesiişini geçmişte olduğundan daha kolay yapabilirsiniz.

NetBEUI yerel ağ yapılandırılmasının ilk zamanlarında geliştirilmiştir. Küçük ve bazı durumlarda nispeten hızlıdır ve Lan Manager ve Windows for Workgroups ağları için kullanılan bir iletişim kuralıdır. Bunula birlikte, günümüzün farklı ağ ortamında, sınırlamaları yararlarından daha ağır bastığından, ömrünün sonuna gelmiştir.

AppleTalk ve SNA DLC, sırasıyla Macintosh ve anasistem (mainframe) ortamlarına bağlantıyı kolaylaştırmak için, Windows NT Server'a katılmıştır. Eğer ağınız bu platformlardan birini içeriyorsa, uygun iletişim kuralını ekleme gereğiniz olacaktır. DLC, Hewlett-Packard yazıcılarla konuşmak için yararlı bir iletişim kuralıdır. Bunula birlikte, her iki durum için de TCP/IP'yi kullanabileceğinizi görebilirsiniz. Her iki ortam için de mükemmel TCP/IP çözümleri vardır ve her ikisinin de gelecekte TCP/IP'ye gittikçe daha fazla yönelmeleri olasıdır. Bununla birlikte, bir kalıt ortamı destekleme gereğiniz olabilir ve Windows NT Server bunun için gerek duyacağınız araçları içerir.


Güvenlik Planlaması


Hemen hemen tüm ağ kullanıcıları, soyut konuşulduğunda güvenliğin iyi bir şey olduğunu kabul ederler. Ancak günün birinde, bir parolayı unuttukları, istedikleri bir belgeye ulaşamadıkları, en yakınlarındaki yazıcı dururken koridorun sonundaki yazıcıdan çıkış almak zorunda kaldıkları, Internet'ten aldıkları nefis bir programı yükleyemedikleri zaman bu durum değişir. Güvenlik yüzünden çalışmaz olduklarını söylerler. Öte yandan, erişilen, değiştirilen hatta tahrip edilen dosya kendilerinin ise, bu kez de güvenlik gevşek diye yakınırlar.

İdeal bir güvenlik, hem kimsenin özel bir izni olmadan hiçbir şeye ulaşamayacağı kadar eksiksiz, hem de varlığını hiç kimsenin hissetmeyeceği kadar şeffaf olmalıdır. 
 
 
Ağ Yönetim Modelleri ve Güvenlik Sorunları
________________________________________

Ağınız için seçtiğiniz yöntem modeli, uygulamanız gerek güvenlik önlemi türlerini etkiler. Ağ yönetimi dört temel yapılandırmadan birinde organize edilebilir:
• Bir kuruluşun tümü için merkezden
• Bölüm veya grup temelinde yerel olarak (dağıtılmış yöntem)
• İşletim sistemi ile
• Yukarıdakilerden bazı bileşenleri ile

Yönetim modellerinin hem küçük hem de büyük ve karmaşık modeller için benzer olabilmesi şaşırtıcıdır. Bu modellerin ölçek ve derecesi farklılaşabildiği hakde, temel yaklaşım aynıdır. İncelenebilecek üç model vardır:

Merkezden Yönetim

Bir merkezden yönetim modelinde, örgütlenme içindek kaynakların, kullanıcıların ve ağların tümünü bir kişi, grup veya bölüm yönetir. Bu model, küçük ve orta ölçekli örgütlenmelerde iyi çalışır; büyük ya da coğrafi olarak dağınık olan örgütlenmelerde yavaş veya yetersiz kalabilir. Ancak, güvenlik açısından, merkezden yönetim en iyi modeldir. Sistem politika ve yordamların tüm örgütlenmede tek tip olmasını sağlar. Yöneticiler hem ağ içindeki kaynak ve kullanıcıların yeniden konumlandırılmasını, hem de kullanıcı profil ve erişimlerinde gerekli değişiklikleri hızla gerçekleştirebilir.


Merkezden yönetim modeli

Dağıtılmış Yönetim

Dağıtılmış yöntem modelinde ağ, bölüm ve çalışma grubu düzeyinde yönetilir. Bu yerel düzeydeki yönetim kullanıcı gereksinimlerine hızlı yanıt vermeyi kolaylaştırsa da, bu yanıt hızı çoğu zaman ağ güvenliği pahasına başarılabilmektedir. Bir ağ üzerinde çeşitli bölüm ve çalışma grubu düzeyi yönetici olduğunda, sistem politikaları ve yordamları bir çalışma grubundan diğerine değişmektedir. Bir sistemde ne kadar çok grup bulunursa, çoklu güven ilişkileride o kadar çok gerekecektir.

Dağıtılmış yönetim modeli

Karışık Yönetim
Karışık yöntem modeli hem merkezden, hem de dağıtılmış yönetim modellerinin özelliklerini taşır. Bölüm veya çalışma grubu düzeyindeki yöneticiler kullanıcıların günlük gereksinimleri ile ilgilenirken, merkezi yönetimdeki sistem politikalarının kuruluş çapında uygulanmasını sağlar. Bu, genellikle küçük örgütlenmelerin karşılabileceklerinden daha büyük bir personel yatırımı gerektirmektedir, dolayısıyla karışık yönetim modeli genellikle daha büyük organizasyonlarla sınırlandırılmıştır.


Ağ Güvenlik Türleri
________________________________________

Ağ güvenliği için dört ana kategori vardır:
• Fizikselgüvenlik
• Kullanıcı güvenliği
• Dosya güvenliği
• Davetsize karşı güvenlik

Ağınızın büyüklüğü ne olursa olsun, bu kategorilerin hepsi hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Ancak bunlardan biri veya diğerinin göreli önemi, ağın boyutu değiştikçe değişecektir.

Fiziksel Güvenlik

İster ağ sunucusu, ister masaüstü iş istasyonu, isterse taşınabilir bilgisayar veya bir alışveriş merkezindeki ortak erişim terminali olsun, her bilgisayarın fiziksel olarak güvende olması gerekmektedir. Bilgisayarı fiziksel olarak alıp götürebilen biri, verinize erişim kazanabilir. Yine de bu, tüm bilgisayarlarınızı sürgülemeniz anlamına gelmez. Fakat, ağ sunucularının konumuna karar vermek, biraz daha fazla özeni gerektirmektedir. Çok fazla yürümemek için bu yerin yakın olması iyi olur. Kapısı kitlenen, iyi havalandırılmış, iyi aydınlatılmış bir oda bu iş için uygun olacaktır.

Kullanıcı Güvenliği

Kullanıcı güvenliğinin iki yönü vardır:
• Kullanıcıların gerek duydukları kaynaklara erişimini kolaylaştırmak.
• İşlerini yapmaları için gerekli olmayan kaynakları ise, kullanıcılardan uzak tutmak ve hatta gizlemek. Bu kaynaklar, hem işletmenin en gizli bilgilerini, hem de diğer kullanıcıların kişisel varlıklarını kapsar.

Mümkün olduğu kadar, ağa ve ağ kaynaklarına erişim için kullanıcıların sadece bir kez girmeleri gereken, tek bir parolayı anımsamaları iyi oluuur. Buna karşın, yüksek derecede hassas kaynaklara erişim için ikinci bir parola girme zorunluluğu, bu kaynakların gizlilik özelliğini pekiştirir. İnsanlar iki veya üç parolayı anımsamayabilirler. Fiziksel yerleşimle birlikte ağınızın mantıksal düzenini de planlamanız, daha sonra karşınıza çıkabilecek pek çok güvenlik ve yönetim sorunlarından sizi kurtaracaktır. Etki alanlarının, basit fiziksel yakınlık yerine kişi ve nesnelerin mantıksal gruplamalarını içereceği biçimde düzen planlanır.

Dosya Güvenliği

Dosya güvenliğini sağlamanın iki yolu vardır:
• Dosya erişimini denetlemek
• Dosya bütünlüğünü korumak

Hem veri hem de belge dosyaları yapılandırılmış biçimde veri içerir, ancak belge dosyaları genellikle insanlar tarafından okunabilirken, veri dosyaları bir program tarafından yorumlanmalıdır.

Microsoft Windows NT Server sürüm 4 hem klasör hem de dosya düzeyinde erişimi denetlemenize olanak sağlar. Böylece,bir klasöre tam erişimi olan biri, o klasördeki bir dosyaya erişemeyebilir veya bunun tam tersi. Ancak bu sadece, NTFS dosya sistemini seçmişseniz mümkün olabilr. Aslında,Windows NT'deki izinler, herhangi bir dosyaya atanabilen bileşimlerdir. Kişisel dosya özellikleri şunlardır:

• Read (R)
• Write (W)
• Execute (E)
• Delete (D)
• Change Permissions (P)
• Take Ownership (O)

Ayrıca, yetkilendirilmemiş erişim denemelerini önleyecek şekilde hassas ve gizli dosyaları denetlemek gerekir.

Program dosyaları
 
Program dosyaları ve onları içeren klasörler, hemen her zaman Read'e ayarlanmalıdır, çünkü kullanıcılar nadiren yazmaya gerek duyacaklardır. Ayrıca Read erişimi, kullanıcıların kasıtlıı veya kasıtsız olarak dosyaların silinmesi, üzerine yazmasını ya da virüs getirmesini önler. Bununla birlikte, bütün dosyaları Read'e ayarlamak da yeterli değildir, çünkü bir klasöre Change Permissions erişimi olan bir kullanıcı, klasördeki herhangi dosya için erişimi değiştirebilir. 
 
Etki Alanı Modeli
________________________________________
Etki alanı modelinizin eninde sonunda neye benzeyeceğini düşünmeksizin, tek bir etki alanıyla başlayın ve gereksinimler sisteminizi aşıncaya kadar orada kalın. Bu, sizin Windows NT sunucu araçlarını tanımanıza, olası yükleme sorunlarını tanımlamanıza, donanım seçimlerinin akıllıca olduklarından emin olmanıza ve denetimli bir ortamda bile kaçınılmaz olarak beliren sistem hatalarını ve kullanıcı arabirimi sorunlarını incelemenize olanak verir. Test ortamında yakalamış olduğunuz sorunlar için endişelenmeniz gerekmeden, ağınızın ölçeğini büyüttüğünüzde yeteri kadar yenisiyle karşılaşabilirsiniz. Hızla ilerleme eğiliminde olsanız da, şimdi fazla zaman harcmak, sistemin yüklenme ve uygulaması sürecinin tamamını kolaylaştıracaktır.

Başlangıçtaki birincil etki alanı denetçinizi çalışır duruma getidikten sonra, örgütün etkili kullanıcılarını sürece katın. Bu kullanıcıları başlangıç işleminin bir parçası yapın ve etki alanları, yerel genel grup türleri ve uygulama teknikleri hakkındaki kararlara katılmalarına izin verin. Daha en başta bir anahtar kullanıcı grubu oluşturmak, tüm süreci benimseyen müttefikler yaratarak sistemin uygulayışını çok kolaylaştıracaktır. Bunlar sizin en iyi ve en etkili savunucularınız olabilir. Ve büyük bir ağ projesini uygulamış olan herkesin bildiği gibi, savunmaya ihtiyacınız olabilir.

Bu çekirdek grubun aynı ölçüde önemli bir başka önemli rolü daha vardır. Bunlar maden ocağınızın sirenleri olabilirler; yükleme sırasında sorunlar olduğunda bu grup, sorun kontrolden çıkmadan önce hızla tepki vererek erken uyarı sistemi olacaklardır. Bu kişiler test aşamasında sizinle yaptıları çalışmalar sayesinde, yeni ortamlarından ne bekleyeceklerini bilirler ve porjeniz ufak bie örnek çalışmadan tamamlanmış bir ortama dönüşünceye kadar, sistemde oluşabilcek tüm başarım azalmalarını ve gariplikleri derhal farkedeceklerdir.

Başlangıç Boyutu ve Sistemin Beklenen Gelişimi
________________________________________
Başlangıçtaki ağ boyutunuz ile sisteminizin beklenen gelişimi arasındaki farkı dikkate almak önemlidir. Örneğin, büyük bir şirketin bir bölümünde bir ağ kurarken bu sistemin, şirketin geri kalan kısmını da içine alabilecek şekile gelişme olasılığını göz önünde bulunduruyor olabilirsiniz.

Sadece şu anki durumunuz değil, şirketinizin gelecek için planladığı koşullara uyan bir etki alanı modeli seçilmelidir. Başlangıçtaki tasarım şirketinizin gelecekteki gereksinimlerini dikkate almadan yapılmışsa, sonradan etki alanı modelinizi değiştirmek çok daha zor olacaktır. Örneğin, eğer örgütümüzün kuvvetli, merkezi bir bilişim sistemi varsa, etki alanı mimarinizi tam güven ilişkili bir model etrafında tasarlamayı istemezsiniz. Bu durumda temel etki alanı veya çoklu temel etki alanı daha uygun olacaktır. Öte yandan, örgütünüzdeki her bölüm veya departmanın genellikle kendi kaynaklarında sorumlu olduğu ve bilişim sistemleri departmanınızın esas olarak destekleyici bir rol üstlendiği bir durumda, çoklu temel etki alanı modeli çok daha anlamlı olacaktır. Ancak bu durumda bile, kuruluşunuzun tek bir yerleşim ve az sayıda departmanın ötesinde gelişeceğini düşünüyorsanız, temel veya çoklu temel etki alanı modelinin karmaşık güven ilişkilerini sürdürmek, bazı noktalarda çok büyük sıkıntılar yaratır.

Nispeten az sayıda sunucu her biri birden çok görevi gerçekleştirecek şekilde kullanmayı düşünüyorsanız, güçlü makinelere ihtiyacınız olacaktır. Kaynakları biraz daha dağıtılmış olduğu ve birkaç sunucunun etki alanı denetçilerine yardım ettiği bir yapıda, her makinenin çok güçlü olmasına gerek yoktur. Ancak, dağıtılmış kaynaklarınız olsa bile, kendinize ileriye yönelik büyüme için yer bırakın. Böylece kullanıcılarınıza bugün nitelikli hizmet vermeyi ve ileride giderek artan isteklere destek verebilmeyi sağlamış olursunuz. Potansiyel büyüme alanları olarak şu anahtar alanları aklınızda bulundurun:

Bellek

İşlem gücü

Sabit sürücü sığası, esnekliği ve hızı

Ağın bant genişliği

Bu alanların hepsi için, başlangıçtaki ağ kurulum aşamasında kendinize büyüme için yer bırakabilirsiniz.

Bellek
Her zaman belli bir bellek miktarı için mümkün olan en az sayıdaki yuvayı seçmektir. Örneğin, bir sunucuda 64 MB'lık RAM verebilmek için kolayca dört veya sekiz yuva kullanabilirsiniz. Ancak mümkün ise, bunu yapmamanız iyi olur. Daha ileri bir planlama yaparak, gelecekte kendinizi kısıtlamaktan kolayca kaçınabilirsiniz. İstediğiniz sonucu verecek olan maksimum bellek modül boyutunu seçin. Çoğu durumda yeni Pentium veya PentiumPro ana çevrim kartları için bu ölçü iki yuvadır, altı tane de gelecekteki bellek için bırakırsınız. 128 MB' tan fazlasını destekleyemeyecek bir ana çevrim kartı seçmeyin. Bu başlangıçta çok büyük bir bellek gibi gözükebilir ve fazlasıyla yeter. Ancak sonradan daha fazla belleğe ihtiyacınız olursa, yeni uygulamalarınız ve veritabanı sunucunuz 256 MB gerektirirse, eski RAM'inizi yeniden işleyip kullanılabilir duruma getirmek için bir yol aramak gerçekten sinir bozucu olmaktadır.

Bir Windows NT ağındaki tüm etki alanı denetçi ve sunucuları en az 32 MB RAM kullanımdan yarar görecektir. Tabii ki, bellek fiyatları böyle kalırsa, her makinede bu kadar RAM ayıramayabilirsiniz. Bir denetçi 16 MB RAM'le bile idare edebilir; ancak her dört MB'lık RAM bir fark yaratacaktır, dolayısıyla yapabildiğiniz sürece 20 veya 24 MB'a çıkın.

Ağ boyunca kaynakları dağıtmak, ancak RAM veya işlem gücü yetersizliği ile karşılaşmayacaksanız iyi bir fikir olabilir. Her biri, yönetebileceğiniz en çok RAM'e sahip olanaz sayıda sunucuya sahip olmak, daha az RAM'li çok sayıda makineye sahip olmaktan çok daha iyidir.

İşlem gücü Ek işlemcileri destekleyebilecek bir sunucuyla işe başladığınızı düşünün. Başlangıçtaki sisteminiz ekstra gücü gerektirmese bile, ek CPU'ları destekleyecek bir tasarım, gereksinimleriniz beklentilerinizin ötesinde arttığında sığayı hızla ve kolaylıkla yükseltmenize olanak tanıyacaktır. Birden fazla CPU'yu destekleyebilecek bir sunucu için yüksek bir para ödeyecek olsanızda, maliyet gerçekte çok fazla olmayacaktır. Birden fazla CPU'yu destekleyebilen bir sistem, diğer anahtar alanlarda da kolayca ölçeklenebilir biçimde tasarlanmıştır.
__________________ 
 

Etki Alanlari ve Güven Iliskileri
________________________________________
Microsoft Windows NT Server sürüm 4 agindaki temel yapisal unsur olan etki alani (domain) kavrami ve karmasik bir Windows NT server agindaki etki alanlari arasi iliskilerin temeli olan güven kavrami, ag sistemlerine iliskin gittikçe karmasiklasan istemlerden dogmaktadir. Microsoft, ilk ag sunumlarinda, Microsoft Windows for Workgroups'ta çalisma grubu kavramini gelistirmistir. Çalisma grubu, bilgi gereksinimleri, çalismalari birbiriyle iliskili olan ve kendi dosya kaynaklarini digerleriyle paylasmak isteyen bilgisayar kullanicilarinin mantiksal bir gruplamasidir. Çalisma grubundaki tüm bilgisayarlar esittir; merkezi bir kaynagin bulunmasinin hiçbir yarari olmadigindan, kaynaklarin toplandigi bir merkezi bilgisayar da yoktur. Bu tür kurulumlarin es düzeyde aglar (peer to peer network) olarak adlandirilma nedeni de budur.


Çalışma Grupları ile Windows NT Server Ağları Karşılaştırması
________________________________________

Çalisma grubu aglarinin çekiciligi, kurulup sürdürülmelerinin kolayligindan gelir. Birbirinden bagimsiz kullanicilar, neyin paylasilacagini ve kimin erisecegini belirleyerek kaynak paylasimini yönetirler. Bir kullanici diger kullanicilarin bir yaziciyi, bir CD-ROM sürücüsünü, bir sabit sürücüyü veya yalnizca belirli dosya ve dizinleri paylasmalarina izin verebilir. Zorluklar, ag çok genislediginde veya her kullanici ya da kullanici grubu için kaynaklara erisim düzeyinin farklilastirilmasi gerektiginde ortaya çikar.

Tek basina boyut, bir çalisma grubunun etkisini sinirlayabilir. Birçok kullanici varsa ve kaynaklarin sayisida buna bagli bir arti olmussa, kullanicilar kaynaklari bulmakta zorlanabilir. Çalisma gruplarinin formel olmayan yapisi, hiçbir merkezi yönetim ve denetim olmadigi anlamina gelir. Büyük bir grupta, sistemi yönetmek ve sürdürmek için gereken zaman ve çaba yildirici olabilir, çünkü her bilgisayar tek tek yapilandirilmak zorundadir.

Kullanicilar arasinda bir ayrim (yani, belli kaynak için farkli düzeylerde kullanici erisimine izin verilmesi) gerektiginde, erisimi sinirlandirmak için parolalar gerekebilir ve yapilir da. Fakat, es düzeyde aglar büyüdükçe parolalar artar ve sistem giderek karmasiklasir. Sistemin farkli parçalarina erisim için farkli parolalari olmasi gereken bir çok kullanici, ayni parolayi tekrar tekrar kullanmaya ya da animsanmasi, dolayisiyla da tahmin edilmesi kolay parolalar seçmeye baslar. Güvenlik zayiflar. Ayrica, sistemin çevirmeli baglantilari varsa ve birisi kurulusun en büyük rakibine çalismak için isi birakmissa, tüm parolalarin degistirilmesi ve çalisma grubundaki kullanicilarin yeni parolalar konusunda bilgilendirilmesi gerekir; sistem yöneticisi ve kullanicisi için yine yildirici bir manzara söz konusudur.
Bütün bu nedenlerden dolayi es düzeydeki aglar, özellikle büyük veya merkezlesmis denetim gerektiren aglar için yeterli degildir. Windows NT Server'daki yerlesik etki alani yapisi, daha büyük bir esnekligin yani sira, büyük ve karmasik sistemlerde iyi çalisan basitlestirilmis bir yönetim tarzi sunmaktadir.


Agi Planlamak
________________________________________

Her proje planlamayla baslar. Baslamadan önce neyi basarmak istediginizi kesin ve ayrintili olarak bilmiyorsaniz, çok hata olacak ve çok zaman yitirilecektir. Olmak isteyeceginiz en son yer, hosnutsuz kullanicilarin olusturdugu bir agin ortasidir; en iyisi, makineye kabloyu baglamadan önce, her seyi düsünmektir.


Etki Alanlarini (Domain) Tanimlamak
________________________________________

Windows NT Server'in temel birimi olan etki alani, bir veritabanini paylasan ve ortak bir güvenlik politikasi olan bilgisayarlar grubudur. Etki alani, birincil etki alani denetcisi (primary domain controller-PCD) olarak islev gören bir bilgisayar, yedek etki alani denetcisi (backup domain controller-BDC) olarak islev gören en az bir bilgisayar ve en az bir is istasyonu içerir. Ek is istasyonlari olabilecegi gibi, ek yedek etki alani denetçileri ve sunucularida olabilir.

Etki alaninin, sunucu içeren bir tür çalisma grubu oldugu söylenebilir. Bilgisayarlar arasinda kablolardan daha fazla baglanti olan, baska bir deyisle, ortak bilgi gereksinimleri ve çalismalari olan kullanicilarin mantiksal bir gruplamasidir. Amaç hâlâ, kullanicilarin kendi gruplari içinde kaynaklari paylasmalarina izin vermek, böylece grup üyelerinin birlikte ve verimli çalismalarini kolaylastirmaktir. Bir etki alanindaki temel fark, agin tek bir noktasinda yönetime ve denetime izin veren bir sunucunun varligidir.

Bir Windows NT Server agi, tek bir etki alanini veya birbiriyle baglantili birçok etki alanini içerebilir. Ikinci durumda, birbirinde bagimsiz is istasyonlari, belirli erisim gerekleriyle, belirli etki alanlarinda gruplandirilmislardir. Etki alani kavraminin gerçek güzelligi, tayfin her iki ucundaki etki alani modellerini ve aradaki bilesen ve degiskenleri destekleyecek sekilde kolayca büyüyüp küçülebilmesidir. 
 

Etki Alani Bilesenleri
________________________________________

Normal bir etki yapilandirilmasi, isletim sistemleri, sunucular ve is istasyonlari bir araya geldigi bir yapi olabilir.



Birincil EtkiAlanı Denetçisi
________________________________________

Birinciletki alanı denetçisi (primary domain controller), bir etki alanındaki en önemli bilgisayardır. Etki alanı için güvenlik politikalarını uygular ve hesap veritabanı için de ana depodur. Aynı zamanda etki alanının paylaşılan kaynakları için birincil tutucu da olabilir; ancak, birincil etki alanı denetcisinin bu işlevi yerine getirmesi için gerekli değildir, hatta istenmiyen bir durum olabilir.

Kullanıcı hesabı veritabanındaki değişiklikler yalnızca birincil etki alanı denetçisinde yapılabilir, daha sonra bu değişiklikler, veritabanının salt okunur kopyalarının tutulduğu yedek etki alanı denetçilerine otomatik olarak yayılır. Yönetici olarak oturum açtığınızda birincil etki alanı denetçisinde çalışıp çalışmadığınıza bakılmaksızın, tüm değişiklikleriniz birincil etki alanı denetçisinin veritabanına yapılır. Kullanıcı hesaplarını yönetmek için kullandığınız araç User Manager for Domains'dir. User Manager for Domains'i çalıştırdığınızda hangi sunucuya oturum açacağınızı seçmezsiniz, sadece yönetmek istediğiniz etki alanını seçersiniz.

Birincil etki alanı denetcisi ağ üzerinde olmasa bile, bir veya daha fazla yedek etki alanı denetcileri yaratmışsanız ve bunlardan en az biri ağ üzerindeyse, kullanıcılar ağa oturum açmaya devam edebilirler. Bununla birlikte, birincil etki alanı denetcisi ağa dönmediği veya yedek etki alanı denetçilerinden birini birincil etki alanı denetçisine dönüştürmediğiniz sürece, etki alanında kullanıcı veya grup hesaplarını değiştiremez veya etki alanından kullanıcı ve grupları kaldıramazsınız.

User Manager for Domains


Yedek Etki Alanı Denetçisi
________________________________________

Windows NT Server etki alanının, bir veya daha fazla yedek etki alanı denetçileri olabilir ve birçok durumda olmalıdır da. Her yedek etki alanı denetçisi, hesap veritabanının bir kopyasını içerir; kullanıcılar sisteme oturum açtıklarında onları onaylayabilir ve kaynaklara kullanıcı erişimini yetkilendirebilir. Bu, birincil etki alanı denetcisinin çökmesi olasılığına karşı sistemdeki paylaşılan önemli kaynakların artıklığını (redundancy) sağlar. Yedek etki alanı denetçilerinden bir tanesi birinci etki alanı denetçisi olarak değiştirilebilir ve ağ, normal olarak işlemeye devam eder. Sınırlı sayıda kullanıcının yer aldığı küçük bir etki alanında, yedek etki alanı denetcisinin bulunması şart olmasa da, iyi olabilir. Ağda, yalnızca birincil etki alanı denetcisi bulunuyorsa ve o sunucuda kullanılabilir değilse, tüm ağ devredışı kalacaktır. Windows NT Server ile çalışan bir bilgisayar, birincil ve yedek etki alanı denetçisi olabilir ya da ikisi de olmayabilir. İş istasyonu olarak işlev görecek bir bilgisayar için Windows Nt Server yerine başka bir işletim sistemi kullanmak daha iyidir. İş istasyonunun kullanımı, daha kolay ve hızlı olur.

İş İstasyonu
________________________________________
İş istasyonları, MS-DOS, OS/2, Microsoft Windows 3.x, Windows for Workgroups, Microsoft Windows 95, Microsoft Windows NT Workstation ve Macintosh OS ile çalışabilirler. MS-DOS, OS/2, Macintosh OS, ve Windows 3.x ile çalışmak için istemci yazılımlarına ihtiyaç vardır. Diğerleri gerekli ağ yazılımlarını, temel işletim sisteminin bir parçası olarak içermektedirler.


Güven İlişkileri
________________________________________

İki veya daha fazla etki alanını içeren bir ağda, her etki alanı kendi hesap veritabanıyla ayrı bir ağ gibi hareket eder. En katı biçimde katmanlara ayrılmış bir örgütlenmede bile, bir etki alanındaki bazı kullanıcıların başka bir etki alanındaki kaynakların hepsini veya bir kısmını kullanma gereksinimleri olabilir. Etki alanları arasında kullanıcı erişim düzeylerini yapılandırmanın olağan çözümü güven ilişkisi olarak adlandırılır. Windows NT Server, bir yandan kullanıcıları ayrıntılı yordamlar ve çoklu parolalarla uğraşma yükünden kurtarırken, bir yandan da hassas kaynak alanını koruyan etki alanı denetçileri arasında güven ilişkileri olan bir çoklu etki alanlı ağı kurmak için gereken araçların tümünü sağlar.


Etki Alanı Modelleri
________________________________________

Windows NT Server'ın dört tane etki alanı güven ilişkisi modeli vardır. Seçenekler dikkatlice düşünülür ve ağ stratejisi ona göre planlanır. Bu, ağ büyüdükçe, onu sürdürme ve genişletme kolaylığını sağlar.
• Tek etki alanı (single domain)
• Tek temel etki alnı (single-master domain)
• Çoklu temel etki alanları (Multiple-master domains)
• Tam-güven ilişkili etki alanları (fully trusted domains)

Ağınız sonuçta bu modellerden tıpkısı, biraz farklılaşmışı veya ağın farklı bölgelerindekileri iki veya daha çok modelin bir karışımı olabilir. Fakat temel yapı taşları aynı kalacaktır. 
 

Kullanıcı Hesaplarının Temelleri
________________________________________

Windows NT Server ağı kullanan herkesin, etki alanlarından biri üzerinde kullanıcı hesabının olması gerekir. Eğer kullanıcının hesabı, oturum açmak istediği etki alanında değilse, o etki alanına erişimine, sadece o etki alanı ile kullanıcı hesabının (user account) depolandığı etki alanı arasında güven ilişkisi varsa izin verilir. Bir kullanıcı hesabı, bir ad, bir parola ve kullanıcının ağı nasıl kullanacağını belirleyen sınırları içerir. Hesap, aslında, tüm ağ boyunca tek olan gizli bir güvenlik tanımlayıcısıyla (SID-security identifier) yaratılır; Windows NT Server, bir kullanıcıyı tanımlamak için kullanıcı adını değil, SID'i kullanır.

Kullanıcılar, benzer erişim hak ve izin dizilerine sahip yerel ve genel gruplar olarak gruplandırılırlar. Kullanıcı gruplar biçiminde organize etmek, bir işlemle tüm grubun hak ve izinlerini değiştirmenize olanak tanır.

Kullanıcıların Gruplar Biçiminde Yönetimi
________________________________________

Windows NT Server, ağınızdaki kullanıcıları yönetmek için harika bir başlangıç noktası oluşturan bir dizi yerleşik yerel ve genel grupla birlikte gelir. Bu kullanıcı grubu özelliğinde yararlanarak çok sayıda kullanıcıyı bir defada kolayca yönetebilirsiniz. Aslında iki tür kullanıcı grubu vardır, yerel gruplar (local group) ve genel gruplar (global group). Bir yerel grup, sadece yaratıldığı etki alanı içinde yer alıp izinleri bulundurabilir; bir genel grup ise, yine bir etki alanında yer alır, ancak izinlerini tüm güven etki alanları boyunca koruyabilir. Kendi istediğiniz ve gerek duyduğunuz izinler dizisini içeren özelleşmiş yerel ve genel grupları kolaylıkla yaratabilirsiniz.

Bir grubu ve onun için gerekli izinleri birkez kurduğunuzda, yeni kullanıcıları hızla ekleyebilir veya grup için izinleri ayarlayabilirsiniz. Örneğin, maaş veritabanını kullanan ve bordroların yazımını üstlenen bir kullanıcı grubu yaratıyorsanız, yeni bir yazmanı gruba kolaylıkla ekleyebilirsiniz; yazman, gerekli tüm izinlere ve kaynakların konumlandırıldığı etki alan(lar)ı için erişime otomatik olarak sahip olacaktır.

İyi düşünülmüş bir grup yapısı, istenmeyen erişimi engellediği gibi, yönetim için harcanan zamanı da azaltır. Yerleşik gruplar, size önceden tanımlanmış bir grup yapısı sağlar.

DHCP (Dynamic Host Configuration Protokol=Dinamik Bilgisayar Konfigurasyon Protokolü)
________________________________________

TCP/IP protokolünü kullanan aglarda ikisi gerekli olmak üzere bes adet parametre kullanilir.. Bunlar IP, Subnet Mask, Gateway, DNS ve WINS dir. Bunlardan IP ve Subnet'in degerinin mutlaka girilmesi gerekir.

Ancak bir network üzerinde makine sayisinin artmasi sonucu bu degerlerin girilmesi hem zorlasir hemde hatali girilmesi sonucu makinelerin baglanti sorunlariyla karsilasiriz. Bu sorunu çözmek için olusturulan bir server üzerine DHPC (Dynamic Host Configuration Protokol=Dinamik Bilgisayar Konfigurasyon Protokolü) adi verilen bir servisin kurulmasi sonucu gerekli olan bütün konfigurasyon degerlerinin diger makinelere otomatik olarak baglanmasini saglamis oluruz. Bunun için networke bagli statik IP(Internete çikista kullanacagi legal IP degeri) ve gerekli degerleri dogru girilimis bir makine üzerine DHPC Prokolünü kurduktan sonra networkte bulunan diger client makineler IP degerleri bos birakilip bu degerleri DHPC üzerinden isterler. Client bu istegi verdikten sonra DHCP IP araligindan seçilen bir IP degeri belirli bir zaman araliginda bu clienta kiralar. Ve en son olarak client aldigi IP numarasini onayladiktan sonra o tarih araliginda client'a o IP atanir ve süre sonunda IP numarasi geri alinir.Ve ondan sonra istenirse tekrar bir IP verilir. DHPC server'in genel çalisma prensibi bu sekildedir.

Her hangi bir client'in aldigi IP adresini komut satirinda

C:\ipconfig

Komutunu yazarak IP adresini, Subnet Maskini ve Default Gateway'ini ögrenebiliriz.Daha ayrintili bilgi istersek yani kartin MAC adresini, Host ismini (makine adi), DNS ayarlari gibi bu sefer ise

C:\ipconfig /all yazmamiz yeterlidir.

DHPC 'den eger bir client bir IP numarasi aldiysa

C:\ipconfig /release komutuyla aldigi bilgileri birakmasini saglayabilir
C:\ipconfig /renew yazarsak tekrar yeni bir deger almasini saglayabiliriz..
__________________ 
--------------------------------------------------------------------------------
DHCP SERVER KURULUMU VE KONFIGURASYONU
________________________________________
DHCP servisinin kurulmasi için statik IP'si olan ve bir NT Server makine üzerine Control Panel içindeki Network Objesi altindan Services tabindan Add.. Buttonuna basarak yeni bir servis olarak DHCP Servisini ekleriz.Ve makine restart edilir. DHCP Servisi kurulmus olur daha sonra konfigurasyonuna geçelim. Istemcilere verecegimiz IP adres havuzunu tanimlamaliyiz. Daha sonra istemcilerin kullanacagi subnet mask degerini girmemiz gerekir. Ama bazi durumlarda server gibi kullanilan makinelerin kendine ozgu IP degerleri olabilecegi için onlarin adreslerini statik olarak vermek ve IP havuzundan çikarmamiz gerekir. Bazi makinelerinde hep ayni IP'yi almalarini istersek kendilerine ozgu IP degerlerini rezerve ederiz. DHPC server servisini konfigure etmek için Administrator Tools menüsü altinda DHPC Manager menusu kullanilir.

DHCP sunucu hizmetinin konfigurasyonu için ilk olarak bir scope tanimlanir. Scope DHCP'nin degitacagi IP degerlerinin araligidir. Eger ag birbirlerine router dedigimiz yönlendiricilerle birbirine bagliysa bu durumda scope sayisi birden fazla olabilir.

Simdi artik DHCP konfigurasyonuna geçebiliriz. Ilk olarak Administrator Tools arltindan DHCP Manager çalistirilir. Local Machine üzerine tiklanarak Scope menusunden Create diyerek yeni bir scope olusturalim. Daha sonra Start Adress olarak istemcilere verecegimiz IP'lerin ilk degerini ve End Adress kisminda verilecek son IP degerinin yazalim.Subnet mask için ag üzerinde kullandigimiz subnet mask degeri girilir. Excluded Adresses kisminda, verdigimiz IP araligi içindeki bir grup IP degerini çikarmak için kullanilir. (Bu degerler statik olarak kullanildigi için bunlari hariç tutmamiz gerekir ) Lease Durationda ise client"a verilen IP degerinin ne kadar sonra geri alinacagi degeri girilir. Bu degeri çok degisen IP degerlerine göre 3-5 gün arasinda vermek uygun olur. Name kisminda scope'un ismi Comment 'te ise ilgili yorum bulunur.
Bu degerleri girdikten sonra OK 'e basildiktan sonra sonra bu scope'u aktif edip edilmeyecegi sorulur. Buna Yes dersek scope aktif hale gelmis olur. Manager 'da aktif olan scopelar yaninda sari lambayla ifade edilir. Aktif olmayanlarin yaninda lamba bulunmaz.
Scope tanimlandiktan sonra IP ve subnet maske bilgilerini direk olarak clientlara yollamis olduk bundan sonra diger bilgileri yani default gateway, WINS ve DNS server IP Bilgilerinide DHCP tarafindan yollayabiliriz. Bunun için DHCP Manager'dan DHCP Option'I seçiyoruz. Burada yapilan konfigurasyonlar bütün scopelari yada seçili bir scope'u etkileyebilir.DHCP üzerinden bir scope seçildikten sonra DHCP Options menüsünden Global veya Scope seçilir. Burada Unused Options kisminda daha önce tanimlamadiginiz ve tanimlaya bileceginiz degerlerin listesidir. Bunlardan en çok kullanilanlari asagida verilmistir.
003 Router Router'ın adresi yani default gateway değeri
006 DNS Servers DNS Server adresi girişi
044 WINS/NBNS WINS Sunucunun adresi
046 WINS/NBT node type NETBIOS isim çözümlemesinin tipi girilir.
047 NetBIOS Scope ID NetBIOS Scope ID'si tanımlanır.

Windows NT'ye Genel Bakış
________________________________________

Microsoft NT işletim sistemi, Windows NT 3.1 adıyla sunulan 1993'teki sürümünden bu yana, ağ işletim sistemleri için standart belirleyici olmayı vadetmiştir. İlk sürümünün kullanışsızlığına karşın, bu işletim sisteminin özellikleri ve işlevselliği daha sonra sürekli olarak gelimiştir. Büyük reklam kampanyaları Microsoft'un gündemdeki işletim sistemi Windows 95 ile ilgilenirken, Windows NT'ye bir takım yeni özellikler ve işlevler, gürültülü olmasa bile düzenli olarak eklenmiştir. Ağ yazılım uzmanları bu ilerlemeyi ve her yeni ilerlemeyle birlikte gelen kazanımları da farketmişler, ancak hiçbir zaman Windows NT'yi ağ işletim sistemleri içinde bir lider olarak ilan etmeye hazır olmamışlardır. Windows NT sürüm 4'ün gelişmesiyle bu durum değişmiştir.

Windows NT'nin 4. Sürümü, Windows 95'den gelen kullanımı kolay grafik arabirimleri kendisiyle bütünleştirmesi, hem de farklı coğrafi konumlardaki kullanıcılarla kurulacak bağlantı sorunlarına getirdiği çözümler açısından, ağ işletim sistemleri içinde oldukça büyük bir gelişimi temsil etmektedir. Tüm kullanıcıların bağlantılarını yaptıktan sonra da, bilginin paylaşımı için insanların çalışma biçimlerinde kökten değişiklikler yapacak olan, yeni ve güçlü birtakım araçlar da sağlamaktadır.

Dahası, teknolojik mekanizmanın tümü, daha önce olduğundan çok daha kolay bir biçimde denetlenmekte ve yapılandırılmaktadır. Windows NT Server'ın 4. Sürümü zahmetsiz bir yönetime doğru adımdır.

Sunucu ve İstemci İşletim Sistemleri
________________________________________

Windows NT ağı, genellikle istemci/sunucu mimarisi olarak adlandırılan merkezleşmiş bir ağ işletim sistemini kullanır. Ağ işletim sisteminin büyük bölümünün çalıştırıldığı merkezi bilgisayar, sunucu (server) olarak adlandırılır. Sunucu tarafından yönetilen kaynakları kullanan bilgisayara ise istemci (client) denir. Böylece bir ağdaki tüm bilgisayarlar, sunucu ya da istemci olarak görevlendirilmişlerdir; sunucular hizmet sağlar, istemciler de bu hizmetleri kullanırlar.

Her bilgisayar, bir işletim sistemi gerektirir. Ancak, bir ağ sunucusu ile bir ağ istemcisinin gereksinimleri genellikle çok farklı olmaktadır. Bir sunucu, bir kişisel PC işletim sistemi tarafından normal olarak kullanılan işlevlere ek olarak, şu işlemleri de yönetmelidir:
• Uzak dosya sistemleri
• Paylaşılan uygulamaların çalıştırılması
• Paylaşılan ağ aygıtları için girdi ve çıktı
• Ağ bağlantılı işlemlerin CPU zamanlaması
• Ağ güvenliği

Ağ sunucusu, sunucuya özgü ek ağ işlevleri için tasarlanan bir işletim sistemini kullanır. Bir sunucu düzinelerce ve hatta yüzlerce kullanıcı için yazdırma, dosya ve diğer hizmetleri sağlamak zorunda olduğundan, bir ağ işletim sistemi güçlendirilmiş ve sağlam olmak zorundadır. Birçok kullanıcı, işlerinin yapılması için sunucuya güvenir, bu nedenle sık yinelenen sistem hatalarını ve hatta reboot yapmak zorunda kalmak istemez.

Bir ağ istemcisi, iş istasyonu işletim sistemini kullanır, çünkü istemci işletim sistemi, sunucu işletim sistemi kadar dayanıklı olmak zorunda değildir. Bir iş istasyonunun yeniden önyüklemesi, kullanıcı için sıkıntı yaratabilir ama bir başkasının çalışmasını aksatmaz. Bir istemci için yerleşik bir güvenlik sistemi de gerekmez, çünkü istemcinin güvenliği ağ işletim sistemi tarafından sağlanmaktadır. Bir Windows NT Server ağındaki istemciler, MS-DOS, Microsoft Windows 3.1, Windows 95, Windows NT Workstation, UNIX, Macintosh OS ve OS/2 gibi herhangi bir işletim sisteminde olduğu gibi çalışırlar. Bununla birlikte, bir istemci işletim sistemi ne kadar gelişmiş olursa, güvenlik ve bilgi paylaşımı alanlarında ağ işletim sistemiyle işbirliği de o kadar iyi olur.


Windows NT Sürüm 4'ün Özellikleri
________________________________________

Windows NT sürüm 4'ün görünüşü tümüyle yeni, yetenekleri de büyük ölçüde geliştirilmiş olsa da, sıfırdan başlamaz. Yeni görünümü ve yeni yetenekleri, Windows işletim sistemlerinin daha önce sürümlerinde oluşturulmuş özelliklerin temeli üzerine yapılandırılmıştır.

Önceki Windows NT Sürümlerinden Gelme Özellikler
Windows NT sürüm 4, Windows NT'nin önceki sürümlerinde geliştirilen özellikler temelinde yükselmektedir: Donanım bağımsızlığı, çoklu işlemciler için destek, çokgörevlilik, çoklu çalışma, güvenlik, RAID desteği ve NT dosya sistemi gibi.

Dosya bağımsızlığı

Taşınabilirlik veya mimari bağımsızlık olarak da bilinen donanım bağımsızlığı, Windows NT'nin yalnızca bir işlemci türü için tasarlanmadığı anlamına gelir. Gerçekte, ilk gerçekleştirilişi, bir Reduced Instruction Set Computing –RISC yongası (chip) olan MIPS R4000 üzerinedir. Windows NT Server'ın veya Windows NT Workstation'ın 4. Sürümünü şu işlemcilere yüklenebilir:
• Intel 80486, Pentium, Pentium Pro
• DEC Alpha RISC
• MIPS RISC
• Power PC

Windows NT'nin belirli bir işlemci için yazılan parçaları, hardware absraction layer HAL (donanım soyutlama katmanı) denilen, yazılımın küçük bir kısmına yalıtılmıştır. Microsoft'ta çalışan mühendisler, işletim sistemini yeni bir yongaya taşımak için; C kodunu yeniden derlemişler ve yeni bir HAL yazmışlardır. Bu, göründüğü kadar kolay değilse de, çok zor olduğu da söylenemez. Sonuç, maliyet ile başarım arasında, özel durumunuza en uygun dengeyi kuracak bir donanımı seçebilmektir.

Çoklu işlemciler için destek
Windows NT Server, simetrik çoklu işlemcili bilgisayarlarıda desteklemektedir; dört işlemcili bir bilgisayara yükenebilir. Windows NT Workstation ikiden fazla işlemcisi olmayan makinelerle sınırlanmıştır.

Çokgörevlilik ve çoklu çalışma
Çokgörevlilik, sizi birçok şeyin aynı anda olduğuna inandıran bir yanılsamadır. Gerçekte olan, işlemcinin birçok görev arasında hızla geçiş yapmasıdır. Çokgörevlilik, hızlı bir bilgisayarda ve onu iyi kullanan (Windows 95) bir işletim sisteminde, birçok şeyin aynı anda olduğu izlenimini veren oldukça inandırıcı bir yanılmasa yaratmaktadır. Windows NT, çokgörevliliği çok iyi kullanmakta ve her görevi diğerlerinden özenle ayırmaktadır. Bu, aksayan bir programın tüm sistemi bozmasını önlemek için gereklidir. Çökmüş bir uygulama, diğer görevleri veya sistemin kendisini etkilemeden kapatılabilir.

Bununla birlikte Windows NT, çoklu çalımayı gerçekleştiren uygulamalardan da yararlanabilir. Çoklu çalışma, bir uygulamanın çok sayıda yürütme yolunu -iş parçacığı (thread) kullanabildiği bir işlemdir. Çok işlemcili bir bilgisayarla işlem yaparken, iki iş parçacığı aynı anda çalışabilir. Başka bir deyişle çoklu çalışma, çok görevliliğin yapar gibi göründüğü şeyi gerçekte yapmaktatır.

Güvenlik
Windows NT server, yönetici tarafından herhangi bir ağ türü için yapılandırılabilen birçok güvenlik özelliği içerir. Ağ üzerindeki bilgi değerlidir ve korunması gereklidir. Ağ ne kadar büyük olursa, güvenlik de o denli önemli olur; sistem hataları ve kullanıcı sorunları üreyebilir. Ağ, her kullanıcının verisini donanım ve yazılım hatalarından korumalı, yetkisiz kullanıcıları dışarıda bırakıp yetkili kullanıcıları da yapmamaları gereken şeylerden uzak tutmalıdır.

RAID desteği
Redundant Array of Inexpensive Disks-RAID teknolojisi, sabit sürücülerin hata toleransını geliştirmektedir. Birçok durumda RAID olanağından yalnızca belirli bir donanımı satın alarak yararlanabilirsiniz. Windows NT Server yalnızca SCSI donanımı ve standart sabit sürücüler gerektiren bir RAID yazılım desteği sağlamaktadır.

NT dosya sistemi
NT File System (NTFS), Windows NT Server ve Windows NT Workstation ile kullanılabilmesi için tasarlanmıştır. Söz konusu dosya sistemi, daha önceden çalışmış olabileceğiniz File Al******** Table ( FAT) veya VFAT sistemlerinden oldukça farklıdır ve bir ağ ortamına çok daha iyi uyar. NTFS şu özellikleri içerir:
• Boşluklar dahil 255 karaktere kadar dosya adları ve çoklu uzantılar için destek.
• Kısa MS-DOS uyumlu dosya adlarının otomatik oluşumu.
• Sıcak düzenleme özelliği. Kötü disk bölümündeki veri otomatik olarak iyi bir bölüme taşınır ve kötü olan, hizmetten kaldırılır.
• Dosya ve klasörler için izinler belirlemenizi sağlayan yerleşik güvenlik.
• Disk hatası durumunda dosyaları geri yüklemek için kullanılabilecek günlük dosyası biçimindeki hata toleransı
 

 
Logged
Sponsor Bağlantı

BU ALANA REKLAM VERMEK İSTİYORSANIZ deruni@bilisimzamani.net
Logged


Google Words: Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Dosyası, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Belgesi, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Programı, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Oyunları, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Download, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Resimleri, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Hikayeleri, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Haberleri, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. İndir, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Yükle, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Videosu, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Arşivi, Ağ Yuklemesı Hakkında Her Şey.. Albümü,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: